|
BÖBREK VE ORUÇ
Op.Dr.Ali Hatay |
Başlıklar
1- Böbrek ve görevleri.
2- Orucun önemi ve faydaları.
3- Orucun vücuda etkisi.
4- Oruç ve sağlık yönünden yapılması yapılması gerekenler
5- Böbrek hastalıkları ve oruç
6- Böbrek hastalarında Ramazan diyeti.
1- Böbrek ve
görevleri:
Böbrek, insan vücudunun en önemli organlarından biridir. Önemli
olmasının nedeni yapmış olduğu görevlerden dolayıdır. Hepimiz
böbreğin sadece kanı süzdüğünü zannederiz. Aslında böbreğin 6 önemli
görevi vardır.
1-Metabolizma sonucu meydana gelen artıkları ve toksik maddeleri
atmak
2-Vücutta su ve kan hacmini düzenlemek
3-Vücutta elektrolit dediğimiz iyon dengesini düzenlemek.
4-Kan basıncını düzenlemek.
5-Hormon salgılamak.
6-Vücudun asit baz dengesini ayarlamak.
2- Orucun önemi ve faydaları:
Oruç, İslâm dininin 5 farzından biridir. Orucun hem maddi hem de
manevi faydaları vardır. Maddi faydası insan vücudunun üzerine olan
olumlu etkileridir. Manevi faydası ise Allah'ın bir emrini yerine
getirmek ve sevap kazanmaktır. Hemen başta belirtelim oruç sadece
Allah emir ettiği için yapılan bir ibadettir. Zayıflamak, vücuduma
faydası olacak, organlarım dinlensin, tıp bakımından faydalıdır diye
yapılan bir işlev değildir. Sadece Allah rızasını hatta Cennet'e
girmek için yapılan bir ibadet değildir. Bunun önemini anlayınca
hastalarında neden oruç tutmasını gerektirdiğini anlayabiliriz.
Bunu belirttikten sonra gelelim orucun maddi faydalarına yani vücuda
tıbbi ve topluma olan faydalarına:
1- Bir sene boyunca çalışan insan vücudundaki, böbrek, mide,
karaciğer gibi organlar oruç aracılığı ile dinlenme imkanı bulur.
2- Oruç insan nefsinin aşırı isteklerine ve ihtiraslarına engel
olur. Oruç tutanlar daha sabırlıdırlar. İradeleri kuvvetlenir.
Hastalıkları yenmenin ve sağlıklı yaşamanın irade ile direk
bağlantısı vardır. Sigara ve kötü alışkanlıklar bu sayede bırakılır.
Oruç bunu sağlar.
3-Oruç, toplumun ahlâkını iyiye ve güzele götürür. Toklar açların
halinden daha iyi anlarlar. Bu nedenle yardımlaşma, acıma, şefkat ve
merhamet duyguları gelişir.
3- Orucun vücuda etkisi:
Oruç, insan sağlığının olumlu etkiler. Bu etkinin bir çeşidi de kan
ve idrar tablosu üzerindedir. Böbrek kan dolaşımı kan üzerine direk
etkili olduğu için orucun böbrek üzerine olumsuz bir etkisi
görülmemiştir. Yapılan araştırmalarda 12-18 saatlik açlık ve
susuzluk devresinin, serum protein fonksiyonları üzerinde belirli
bir değişme tespit edilmiştir.
Ege Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma sonuçları şöyledir.
Oruçluda kandaki üre artmamıştır.
Kandaki protein miktarları azalmamıştır.
Kan şeker seviyesinde sadece yüzde 84 mg'a kadar bir düşüş
görülmüştür.
Serbest yağ asitleri artmamış, hatta eksilmiştir. Asitlerin kandaki
miktarları artmıştır.
İdrarda aseton tespit edilememiştir. Kanda yağ miktarı fazla olan
kimselerde, oruçla, serum trigliseridi ve kolesterol
konsantrasyonunun azaldığını tespit etmişlerdir. Bu durum, damar
sertliğinin düzelmesine güzel bir zemin teşkil eder. Orucun müspet
bir tesiri de kan yapımı üzerindedir. Oruçlu iken kandaki besinler
en az seviyeye düşünce, kemik iliği uyarılır. Bu yüzden, kanlı
kişilerin tersine, kansızlık çekenler, oruç tuttuklarında daha kolay
kan yaparlar.
Bu durumda orucun insan sağlığı için mükemmel bir vasıta olduğunu
görülmektedir.
4- Oruç ve sağlık yönünden yapılması
yapılması gerekenler:
1-Ramazan ayında vücudun değişen düzene uyum sağlaması
genellikle 3 hafta sürer. Bu durum böbrek ve kalp hastalarının
tedavisinde bazı zorluklara yol açarak, ilaç alım saatlerinin
yeniden düzenlenmesini gerekir
2-İftarda yağlı yemekleri fazla miktarda yememeleri, Oruçlarını
açtıktan sonra, bir müddet dinlenip, yemeğe yavaş yavaş devam
etmeleri önemlidir. Yemekleri daha çok sıvı nitelikle gıdalardan
tercih etmeleri, kızartmalardan, yağlardan uzak durmaları bilhassa
önemlidir.
Her türlü fazla gıda sindirim sisteminde ve organlarımızda birikerek
fuzuli bir yer işgal eder ve organın görevini yapmasını engelleyerek
gerekli hücrelerin yeteri kadar ve dengeli beslenmelerine engel
olur.
Vücut, kendisine verilen gereksiz besinlerin kötü etkisinden
korunabilmek için sindirim organlarının görevlerinde azaltma yaparak
mide-barsak-karaciğer ve böbrek hastalıkları ve şikâyetlere başlar.
Orucun böbrek yetersizliklerini iyileştirmedeki üstün faydalarından
bahsederken araştırıcıların önemli tespitleri vardır. Açlık, kandaki
toksik maddelerin düşmesine ve hatta organizma tarafından
kullanılmasına sebep olarak böbreklerin yükünü önemli derecede
azaltmaktadır.
Yemeklerde karbonhidrat, protein ve yağlara da dikkat edilmesi
gerekir. Karbonhidrat ihtiyacının karşılanmasında ekmek, beslenme
alışkanlığımızın vazgeçilmezidir. Beyaz undan yapılan ekmeği ise
sağlık açısından önerilmez, sindirimi kolay olduğu için çabuk
acıktırıyor.
Ramazanda yaygın olarak yenen pide için de aynı şey geçerlidir. Çok
tahıllı kepek ekmeği tavsiye ediyoruz. Oruç tutanlar için özellikle
bol tahıllı kepek ekmeği oldukça faydalıdır. Sindirimi zor olup geç
acıktırır. Ayrıca makarna, pilav, mantı gibi yemekler garnitür
olarak çok az yenmeli, bulgur daha çok tercih edilmelidir. (alıntı)
5- Böbrek hastalıkları ve oruç:
İlk önce şunu belirtmekte fayda var. Orucun normal insan böbreği
için çok faydalı olduğunu söylemiştik. Orucun her böbrek
hastalığında böbrek üzerine olumsuz etkisi yoktur. Nasıl her kalp
hastalığı veya her mide hastalığı oruca engel olmadığı gibi her
böbrek hastalığında da orucun olumsuz etkisi olmayıp belirli ve
ilerlemiş böbrek hastalarına etkisi olabilir.
Ramazan ayının başlangıcında bize gelip "Doktor bey ben böbrek
hastasıyım oruç tutayım mı?" diyen hastalar çoktur. Burada bir ayrım
yapmak zorunludur. Basit bir böbrek iltihabı, küçük bir taş veya kum
rahatsızlıkları, prostat veya idrar boşaltım yolu gibi basit
hastalıklarında oruç tutmaya engel bir durum yoktur.
Asıl önemli olan böbrek fonksiyonunu bozan böbrekte kalıcı hasar
meydana getiren böbrek yetmezliği gibi hastalıklardır. Ama bizim
halkımız bütün böbrek hasatlıklarını aynı kategoriye koyarak orucun
sakıncalı olduğunu yanlış olarak düşünmektedirler.
Bir böbrek hastasının oruç tutmaması gerektiğini söyleyebilmek için
bazı kriterlere ihtiyaç vardır.
Bir defa doktor hastası hakkında tam bilgi sahibi olmalıdır.
Hastanın takibini bizzat kendisi yapması gerekir. Hastalığın
gidişatı, tedavisi ve çıkan yan etkiler, sonuçları yönünden takip
altına alması şarttır. Hastayı ilk defa gören ve tetkik ve
tahlillerini bile yaptırmadan "Sen böbrek hastasısın oruç tutmazsan
da olur" diyen doktorun sözlerine itibar edilmez. Hatta bazı
doktorlar " Sen oruç tutuma günahı benim üzerime" diyenlere hiç
güvenilmemelidir. Uzmanda olsa bu böyledir.
İslamiyet buna bir sınır getirmiştir. Oruç tutmama kararını hâzık
bir doktorun yani güvenilir dindar bir doktorun, işinin ehli, uzman
bir doktorun vermesini şart koşmuştur.
Böbrek yetersizliğinde böbreğin çalışma ve fonksiyonu çok önemlidir.
Bunun dereceleri; Küçük bir yetersizlikten diyalize giren hastalara
kadar değişir. Bizim bahsedeceğimiz küçük yetersizlikler ve orta
derecede olanlardır. Diyalize (böbrek makinesi) giren hastalar zaten
orucu bozacak işlemler yapıldığı için konumuz dışıdır.
Böbrek yetersizliğinde su içmek kesin tedavi olduğu için ve buna
uymadığı zaman hastalıkları ilerleyecek olursa tutmaları sakıncalı
olabilir. Çünkü bunlar çok defa iftarla sahur arasında su açıklarını
kapatamazlar.
Fakat iftarla sahur arasında 2-2.5 litre su içenler için bu mahsur
olmayabilir.
Böbrek hastaların alacağı sıvı
miktarı günlük çıkarılan idrar oranına bağlıdır, Pratik olarak şu
formülle hesaplanır.
Alınacak Sıvı Miktarı 24 Saat x 0,5 x Ağırlık x 1 gün önce çıkarılan
idrar miktarı.
Bize gelip "Oruç tutayım mı" diye soran hastalarımıza tavsiyemiz şu
oluyor. Şayet daha önce hiç görmediğimiz bir hastaysa
"Geçen sene ne yaptın? Oruç
tutuğun halde rahatsızlandıysan tutma. Veya 1-2 gün orucunuzu tutun
kendinizde oruç tutma kuvveti buluyorsanız tutmaya devam edin. Ama
bir rahatsızlık olursa tutmayabilirsiniz. İyi olunca kazasını
tutarsınız veya fidyesini verirsiniz."
Takip ettiğimiz hastaysa zaten hastanın durumuna göre yapacağı
işlemi söylüyoruz ve hastayı gönül rahatlığı ile gönderiyoruz,
böylece hastanın oruç gibi önemli bir ibadetine engel olmuyoruz.
6- Böbrek hastalarında Ramazan diyeti:
1- Kalorinizi yükseltmek için çay, ıhlamur, et suları, tuzsuz yağ,
nişasta, şeker, sade akide şekeri, pişmaniye, sade lokum
yiyebilirsiniz.
2- Sebzeleri yıkadıktan sonra küçük parçalara bölüp haşlayın,
haşladığınız bu suyu dökün, yağ istenirse et ilavesi ile pişirin.
Yemeklerin suyunu yemekten kaçının.
3- 1 yumurta 1 köfte kadar (30 gr ) et aynı değerdedir. İstenirse
birinden biri yenebilir.
4- 1 köfte kadar (30 gr) et yerine 3 yemek kaşığı kuru fasulye,
nohut, kara bakla, barbunya, mercimekten birini yiyebilirsiniz.
5- Etlerden koyun etini ve tavuk beyaz etini ve balığı tercih
ediniz.
6- Bitkisel sıvı yağlar ve zeytinyağı kullanınız.
7- 5 öğünde az az, sık sık besleniniz. Yemeklerinizi yavaş yiyiniz.
Yenilmemesi gereken yiyecekler:
1- Önerilenden fazla süt, yumurta, et, balık, dil ve işkembe
(işkembeyi 10 günde bir yiyebilirsiniz).
2- İçeriği bilinmeyen çörek, kek, kurabiye, pastalar
3- Konserve, turşu, salamuralar, sucuk, pastırma, sosis, salam,
sakatatlardan karaciğer, beyin, böbrek, dalak, yürek.
4- Çikolata, kuruyemişler, meşrubatlar, boza, kahve, kakao, neskafe
5- Tahin helva, tahin, pekmez
6- Bulgur
?- Pancar, bakla, ıspanak, pazı tatlı kabağı,. mantar, enginar, asma
yaprağı,karalahana
8- Muz, kavun
9- Tuz ve tuzlu yiyecekler, kabartma tozu, et suyu tabletleri
|